?>

ADA SAHİLLERİNDE BEKLİYORUM

Hüseyin Barış Özsoy

2 ay önce

Şizofrenik bir yapım var. Her zaman görünenin altında yatanları aramak, kurcalamak gibi. Bazen hayat sizi istemediğiniz şeyleri yaptırmaya mecbur bırakır. Hele ki o hayat, size büyük güç bahşetmiş ve bu hediyeyi yavaş yavaş geri almaya başlamışsa.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 1947'de iki Süper güç olan ABD önderliğinde Batı Bloku ile Sovyetler Birliği'nin önderliğinde Doğu Bloku ülkeleri arasında Truman Doktrini'nin ilanıyla başlayan soğuk savaş Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 1991 yılında sona ermişti. Dünya tarihinin tozlu sayfalarına gömülmüştü. Ama tarih tekrrürden ibarettir. Dünya global bakıldığında büyük olsa da, her bir insan kendi dünyası içinde küçüktür. Bu sebeple bazen küçük düşünmek gerekir. 

Bitti dediğimiz şeyler yeniden başlayabilir. Bazen sessiz sedasız olur bu başlangıç, bazen de bağıra bağıra. Ama her zaman üçüncü bir seçenek vardır. Bu kez çığlıklar atarak bastırılan sessizliğin içinde bir şeyler oluyor. Yok deseler de, yalanlasalar da herkes duyuyor çığlıkları ama kimse bu çığlıkların ne anlattığını duyamıyor. 

İddia ispatla yükümlüdür. İspat yoksa iddianın içi boş kalır. İşte bu yüzden duyulan çığlıkların başlayan savaş nağraları olduğunu söyleyemiyoruz. Ama ne olursa olsun herkes biliyor bu başlangıcı. Büyük bir ülkenin, adı büyük şehrinde her geçen gün tanık oluyoruz savaşın ayak seslerine ama dedim ya ispatlayamıyoruz. Bu sebeple bu yazdıklarımın hepsi sadece bir komplo teorisi. 

Hayatın bahşettiği güç doğru kullanılmayınca kaybedilmeye başlandı. Eeee bu güç öylece ortada sahip kalacak değil. Hayat senden aldığını başkasına verecek bundan kaçış yok. Büyük ülkenin, adı büyük şehrinde doğu bloku ve batı bloku güç gösterisi yapıyorlar, ve çok net görünüyor ki güçlü ve güçsüz yer değiştiriyor.

Her devrin sonu vardır. Bunu bilmek, en azından kabullenebilmek gerek. Sonun geldiğini anlamak için etrafınıza bakacaksınız. Eğer yalnızlaşmaya başladıysanız en büyük alamet gerçekleşmiştir. Bundan sonra geriye kalan tek şey beklemek. 

Dün Kuşadası'ndaydım. Ege denizindeki tektonik hareketlilik azalmadan devam ediyor. Ard arda gelen sayısız küçük sarsıntı, gelecek büyük depremin habercisi mi? Bilemiyoruz. Elimiz kolumuz bağlı bekliyoruz ada sahillerinde. Ege Denizi'nde patlamaya hazır bir yanardağ olduğu belli. Ve bu yanardağ sürekli güç topluyor. Bu güç yanardağın merkezinden geliyor ve görünen o ki patlaması da çok yakın. Bunu görmemek için kör olmak gerek.

YAZARIN DİĞER YAZILARI