USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUN

ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUN
31-01-2025

Hayat garip bir yolculuk. İçinden geçip giderken bir sonraki durağı görebiliyorsunuz bazen. Bunun için illaki o duraktan daha önce geçmiş olmanız gerekmiyor. Daha önce gördüğünüz duraklar size o kadar net referans oluyor ki, siz hiç geçmesenizde biliyorsunuz. Ama bu meziyet herkes için geçerli değil. Çoğu insanın illaki o durağı görmesi gerekiyor fikir sahibi olması için. İşte hayat garipliğini burada ortaya koyuyor. Görmeden bilenler değil illa gördükten sonra bilenler kazanıyor hep. Bunun sebebini anlamak ise filozofların işi. Ben filozof değilim...


Hepimiz bir oyun oynuyoruz. Bazıları ise oyunu kuruyor. Herkes oyunu kuran olmak ister. Oyunu oynayan olursanız kuralları siz koyamazsınız. Bu sebeple oyuncular, kurucuların kurallarına uymakla yükümlüdür. Her ne kadar oyunu oynayan kurallara hükmedebileceğini düşünse de eğer amaç oyunu kazanmaksa, oynayan kurallara uyacak.

Peki kurucular oyunun kurallarını neye göre belirler. Sizin oyundan zevk almanızı sağlamaya çalıştıklarını zan ediyorsanız yanılıyorsunuz. Oyunu kuranlar için oyunu hangi oyuncunun kazandığı önemli değildir. Onlar kimin kazanmasını istiyorlarsa o zaten kazanır. Çünkü kuralları onlar belirler.


Kurucular bazen oyuncuları kendi aralarına alırlar. Oyuncu birden bire kurucu olduğunu düşünür. Kendince oyunu o kadar iyi oynamıştır ki bu mevkiyi haketmiştir. Asıl kurcular bu oyuncuya bazı küçük kurallar koyma hakkı da verince şişen ego gerçeği görme yetisini kaybettirir. Aslında oyun kendisi olmuştur, farkedemez.

Dikkat! Satranç oynarken pişti yapamazsınız. Önce oynadığınız oyunu ve o oyunun kurallarını doğru bilmek zorundasınız. Siz pişti yapıyorum diye sevinirken biri size "ŞAH" çekecektir. İşte o andan sonra "MAT" olmak kaçınılmazdır.

Değişim ateşi yandı. Olmaz dediğimde olur diyenler olmayan düzeni yıkmaya karar verdi. Ben oyun kurucu değilim. Kuruculara piyon olmaya müsait bir mizacım vardır. Kendimi çok akıllı zan eden bir andavaldan fazlası değilim. Ama bazı fotoğraflarla, bazı açıklamalar pişti olduysa, bu piştiyi de duyuranların ateşe üflediğini anlamak zor değil. Benle kavga etmek sana kazandırmaz demiştim. Her sonbahar yaprağı bir vedanın sessiz çığlığıdır. Ve "KASIM" sonbaharın son ayıdır. Şimdi sen düşün bu oyunun neresindesin?


Hazreti Ömer'in çok sevdiğim bir sözü vardır; "Dört şeyi geri getiremezsin. Atılan oku, kaçırılan fırsatı, söylenen sözü, geçen ömrü." Ok yaydan çıkmış. Bu makamın ağırlığını kaldıramaz, yapayalnız kalır dediğim yapayalnız kaldı ve o gün susan oyun kurucu yeni hamlelerini yaptı. Oyun yeniden kuruluyor. Olması gereken geçte olsa olacak belli. 


Ben diyeceğimi en başta dedim. Hayırlı olsun...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?