Zeybekler tarihi, dansları ve giyim kuşamları üzerine genel bir sunumun yapıldığı konferansta Osmanlı Dönemi'ndeki asayiş sorunları ve sonrasında zeybeklerin dağa çıkması, yaşanan sıkıntılar ve Osmanlı’nın zeybeklerle mücadelesi giyim ve kuşamları, ve zeybek dansları anlatıldı. Osmanlı Dönemi'nde eşkıya olarak adlandırılan; adam kaçırma, ev, han basma, kervan yağmalama gibi faaliyetlerde bulunan zeybeklerin söz konusu vatan olduğunda nasıl milli mücadelede yer aldığından bahsedildi.
Bin 500’lü yılların başlarında yaşanan Celali isyanlarından sonra devlet tarafından bölgeye atanan yöneticilerin 'ayan' olarak adlandırıldığını, ayanların vatandaşlar üzerindeki baskısının çeteleşmeyi doğurduğu ifade eden Tire Belediyesi Kent Arşivi Uzmanı tarihçi Ali Özçelik, “1829 yılında Atçalı Kel Mehmet 40 kişilik çetesiyle Kuyucak’ı basıyor. Ardından Nazilli halkından gelen talep üzerine Nazilli’yi basıyor. Baskınlar Güzelhisar’a kadar ilerliyor. Baskınlar ilerlerken, Atçalı Kel Mehmet’in çetesi de büyüyerek bin 500 kişiye çıkıyor. Dönemin padişahı Atçalı Kel Mehmet Efenin üzerine ordu gönderiyor. Bu saldırıda zeybeklerin çoğu öldürülüyor ancak Atçalı Kel Mehmet yakalanamıyor. Geçen altı aylık bir süre sonra yeniden ortaya çıkan Kel Mehmet Arpaz Kalesi’ni yakıyor. Ordu birlikleriyle girdiği çatışma sonucu öldürülüyor ve başı İstanbul’a gönderiliyor” sözleriyle Atçalı Kel Mehmet efsanesini anlattı.
'Dans insanoğlunun yemek içmek kadar ihtiyaç duyduğu olaydır"
Dans etme güdüsün insanın yaşamı kadar eski olduğunu dansın özgür ve isteğe bağlı olarak yapıldığını kişinin kendini bir takım hareketlerle anlatmaya çalışması olarak ifade eden Türk Halk Oyunları Bölümü İcra Ana Sanat Dalı Başkanı Ege Üniversitesi Emekli Öğretim Görevlisi Abdurrahim Karademir, "Halk içerisinde çok çeşitli danslar başladı. Bu danslar vaktiyle tespit edilirse yaşayabiliyor. Toplumdan topluma, nesilden nesile aktarılırken bir süre sonra ihtiyaç ortadan kalkıyor ve o dansta kayboluyor. En önemli husus bunları tespit etme ve o dansı gelecek nesillere taşıyabilmek için güzel bir yaklaşımla çalışmaktır” diye konuştu.
Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte zeybeklik kurumunun sona erdiğini ifade eden Karademir, “Yüzlerce yıldan beri süregelen zeybek danslarını, şüphesiz içinde yaşanılan zaman ve mekandaki halktan soyutlamak elbette mümkün değildir. Zeybek dansları zeybeklik kurumu içindeki töre, tören ve geleneklerle yeniden şekillenerek kendi kurallarını oluşturduğu söyleyebiliriz. Bu kurumdan geriye zeybek kültürü, bu kültürü en iyi yansıtan zeybek dansları ve müziği kalmıştır. Bugün varlığını halk kültürü içinde etkin bir biçimde sürdüren zeybek dansları sahneye de aktarılmıştır. Sahne amaçlı çalışmalar farklı bir konu olduğundan burada ele alınmamıştır" ifadelerini kullandı.
Konferansa AYFAD Başkanı Mehmet Yıldırım, dernek yöneticileri ve kursiyerler katıldı.












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir