"Mirasın büyük kısmı Yunanistan'da"
2012 yılında vefat eden ağabeyinin Aydın’da yapılan bir istimlaktan kaynaklı olarak hesabına yüklü miktarda para yatırıldığı için gelen tebligatla mirastan haberdar olduğu bilgisini veren Oğuz Ersöz, davaya konu arazilere ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu dava geriye dönük bakıldığında çok eski yıllara uzanıyor. Ağabeyim 2012’de vefat etmeden önce dava dosyasına benim bakmamı istediği için sürece müdahil oldum ve davalara girip çıktım. Yunanistan’da Selanik’te bulunan 10 bin dönüm arazinin tapusu da şu anda bizde. Kara Hüseyin adındaki bir toprak ağasından bize miras kalmış. Halen dahi oradaki tapularda hak sahibiyiz. Toprak ağası benim büyük dedem oluyor. Kendisine orada Bekir Ağa deniliyormuş. Büyük dedemin eşi Melike Hanım, Aydın’dan Selanik’e gelin gitmiş. Melike Hanım’ın erkek kardeşi Hamdi Çengelci, Aydın’da bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla yaklaşık 500 dönüm arazinin sahibi. Bekir Ağa toprak ağası olduğu için eşi Melike Hanım’a verdiği paraları o da Aydın’daki kardeşi Hamdi Çengelci’ye göndermiş. Hamdi Bey de Aydın’da Köşk, Koçarlı ve İncirliova gibi muhtelif yerlerde 20’şer, 30’ar dönümlük araziler almış” dedi.
"Mirasımıza el koymaya çalışmışlar"
Aydın’da 5 Mayıs 1935’te vefat eden Hamdi Çengelci adına tapu kaydı bulunan arazilerin yaklaşık 30’dan fazlasını tek tek bulduğunu belirten Ersöz, “Ancak şu da var ki çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Bu arazilerin hepsi Aydın’da. Köşk’teki arazilerimizi gördüğümde içim acıdı. Köşk’te bir tane zeytinlik var. Gelen buldozerle dalıp apartman yapmış. Zeytinliğin halen daha büyük bir kısmı bakir şekilde duruyor ama zeytinleri kimin topladığı da belli değil. Aydın’daki araziler Hamdi Çengelci kimi kimsesi olmadan öldüğü için beraber yaşadığı hizmetçisi ve akrabaları tarafından uzun süre işgal edilmiş ama tapu işlemi yapamamışlar. Tapu işlemi akraba ve nikah işlemi olmadığı için yapılamadığından farklı illegal yollara gitmişler. Dosya ve evrakların hepsi biz de mevcut. Cumhuriyet ilan edildikten sonra daha henüz Türkçe resmi ilan edilmeden ve Noterler tesis edilmeden sahte diploma gibi bazı evraklar yapılmış ve tarihine Cumhuriyet’ten evvelinin imzası atılmış. Uydurma bir Noter evrakı var. Yani sahte evrak tanzim edilerek bizim Aydın’daki mirasımıza el koymaya çalışmışlar ama hepsini ele geçirememişler” diye konuştu.
"Aydın'daki arazilerimiz korunamamış"
Geçen yıl Ankara’da görülen mahkemede resmen davayı kazandıklarını ve artık yasal varis olduklarını söyleyen Ersöz, “Merhum Hamdi Çengelci’nin Aydın’daki bütün mal varlıkları şu anda bizde. Halihazırda yasal varisi olduğumuz Aydın’daki arazilere ilişkin tespit davası yapılacak. Bu araziler davadan kaynaklı koruma altında olması gerekirken ne yazık ki korunamamış. Koruma altında olduğu da Devlet’in arşivlerinde mevcut. Biz Aydın’da gelip baktığımızda örneğin Köşk’te bulunan araziye apartman dikmişler. Yine İncirliova Belediyesi’nin arka kısmındaki metruk iş hanının sahibi de Hamdi Çengelci’dir. Oradaki pazaryeri de Hamdi Çengelci’nindir. Orada birileri burayı belediyeye kiraya verdik diye göstermişler. Bu kişi yıllarca belediyeden para almış. Ankara’da dava açan akrabalarım münferit olarak süreci yürütüyor. Geçen seneden bu yana tespit davası yapılması lazım ancak bana diğer akrabalarımızla olan iletişim sorunumuzdan kaynaklı olarak bana net bilgi verilmiş değil” dedi.
"Süreci Aydın'da bir türlü aşamadık"
Dava kazanılmasıyla verasetin ailesinin üstüne geçtiğini ve tapu sicil numaralarının liste halinde ellerinde olduğunu söyleyen Ersöz, “Halihazırda 60’a yakın mirasçı var. Ben Antalya’da yaşıyorum. Aydın’da yaklaşık 300 dönümü biz tespit ettik. Osmanlı Dönemi’nde evrakların hepsi işlenmiş. Aydın Demiryolu yapılırken de istimlak edilmiş arazilerin olduğu arşiv kayıtlarında mevcut. Dönemin elektrik idaresi bile direk dikimi için Aydın’daki bu mirasa konu bazı arazileri istimlak etmiş. Süreç dahilinde Aydın’daki bazı kurumlar nezdinde gariplikler de yaşamadık değil. Yani Devletimizin Tapu Dairesi’ndeki yetkililerle ve bazı hakimlerin ne yazık ki önümüze engel çıkarttıkları bir süreç yaşadık. Örneğin adli mercilerden hak sahibi olduğumuz arazilerinin tespit edilmesini istediğimizde hakim bana davayı öncelikle kazanmamız gerektiğini söyledi. Tapu dairesindeki yetkililer de bize engel çıkarttılar. Ben kesinlikle Aydın’da bizim mirasla ilişkili olarak çete halinde bir güruh olduğunu düşünüyorum. Biz Aydın’da değil Ankara’da süreci aştık. 10 yıllık süreçte Aydın’da ne dava kazanabildik ne de süreç ilerleyebildi. En sonunda davayı Ankara’da davayı kazandık” diye konuştu.
"Aydın'daki araziler pay edilecek"
Aydın’daki arşivde bir belgenin yok edilmiş olduğu bilgisini de veren Ersöz, “Aydın’da ne yazık ki Melike Hanım’ın Hamdi Çengelci’nin kız kardeşi olduğuna dair belge yok edilmişti. Bu belgeyi bulamadıkça süreç uzadı. Osmanlı Arşivlerine kadar indik ancak bir türlü kaybolan belgeyi bulamadık. Ankara’da en sonunda akraba avukatımız kanıt oluşturdu ve o şekilde davayı kazandık. Yasal varis olarak artık resmen hak sahibiyiz. Aydın’daki yaklaşık 500 dönüm araziler tamamı tespit davası sonuçlandığında 60’a bölünerek bize pay edilecek. Bunun Selanik ayağı var. Aynı dava aynı şekilde orada da devam edecek” ifadelerini kullandı.










Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir