“BASIN YOLUYLA İFTİRA SUÇU İŞLENDİ”
Şahıslarına yönelik gerçek dışı iftiraları tek tek anlatmaya gerek olmadığını vurgulayan Bagı, “Rakip firmaların desteklediği basın grubu tarafından itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktayız. Bu süreçte, hakkımızda asılsız yayınlar yapan bir gazetecinin saldırıya uğraması olayıyla ilişkilendirilip, haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alındık. Kamuoyu tepkisinden çekinildiği için de tutuklu yargılandık. Tutuklu olduğumuz süreçte hakkımızda çıkan kasıtlı ve yanlı haberlerle kamuoyuna farklı tanıtıldık. Kamuoyunun yalan haberlerden olumsuz yönde etkilendiğini ve kardeşim ile benim hakkımda olumsuz kanı oluştuğunu gördük. Bazı basın kuruluşları ile sorumluları tarafından sahsımıza yönelik iftira, yalan ve hakaret içeren haberler yapılıp, basın suçu işlenmiştir. Bu haberler nedeniyle ilgili yayın kuruluşları ile sorumlulukları hakkında şikayetçi olduk. Basın yoluyla iftira suçu, basın internet yoluyla alenen hakaret suçu, suç uydurma suçu, asılsız ihbar suçu, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu, adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs suçu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, suç işlemek amacıyla örgütlenme suçu nedeniyle davacı olduk. İşletmelerimizin karayolları ve belediye ihalelerini uygun fiyatlarla almaları sonucunda rahatsız olan rakip firmaların yönlendirmesiyle yapılan haberler nedeniyle Gazeteci Ergün Poyraz, Erol Özkan(Kuşadası’nı Konuşan Adam" Youtube Kanal Sahibi), SLK Haber Ajansı İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Akbulut, Serdar Cengiz(Ajans Kuşadası), Yeni Asır haber gazetesi köşe yazarları Erhan Gülenç ile Murat Şenbaklavacı, Telegram Haber İnternet Sayfası Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Erten Yıldız, Ege Denge Yayıncılık Ticaret A.Ş İmtiyaz Sahibi Emin Aydın, Gazeteci Serhan Seyhan, Metin Can, Yalçın Yıldırım, Aydın Şafak Gazetesi ve benzeri yayın kuruluşları ile sorumlulukları hakkında suç duyurusunda bulunduk” dedi.
“SALDIRILARA SADECE BİZİMLE SINIRLI KALMADI”
Yayın yoluyla şahıslarına yönelik örgütlü saldırılar yapan bu kişilerin hiçbirisini tanımadıklarını ve onların da kendilerini tanıdıklarını sanmadığını belirten Bagı, “Ne oldu ve nasıl oldu da bu kişiler bir araya gelip, kişilik haklarımıza saldırmaya, iftira içerikli yayınlar yapmaya başladılar? Kamu ihalelerini uygun fiyatlarla almamız sonrasında başlayan sistemli saldırılar sadece bizimle sınırlı kalmadı. İhalelerini kazandığımız belediyeler, belediye çalışanları ve başkanlara kadar acımasızca saldırılar yapıldı. Alçakça saldırılarda amaç, belediyelerin bizimle çalışmasını engellenmeye yöneliktir. Kamu İhale Kanunu açık ve nettir. İşletmelerimiz yıllardır kamuya hizmet vermektedir. Kamu İhalelerine katılma konusunda işletmelerimiz için hiçbir olumsuz durum mevcut değildir. Devletine bağlı, milletine saygılı, vergisini ve çalışanların haklarını zamanında ödeyen, yükümlülüklerini yasal çerçevede eksiksiz bir şekilde yerine getiren işletme sahipleriz. Bu nedenle de Kamu İhalelerinde tercih edilen işletmeler olduk” ifadelerini kullandı.
“İHALENİN BU DETAYLARI ACABA NEDEN YAZILMADI?”
Hakkında suç duyurusunda bulunduğu bir gazetecinin, "Kuşadası Belediyesinin mıcır ihalesini acaba kim alacak?" şeklinde haber yaptığını ve bu haberde kayrıldıklarının belirtildiğini söyleyen Bagı, “Biz ihaleye girdiğimizde yüzde 50'ye varan kırımlar yaşanıyor. Biz ihaleye girmediğimizde ise, yaklaşık yüzde 3 kırımlar yaşanıyor. Bu detaylar acaba neden yazılmadı? Geçen sene tonunu 17.00 TL'den aldığımız mıcır ihalesi bu sene biz cezaevinde olduğumuz için katılamadık ve tonu 98.00 TL'den ihale edildi. Katılamadığımız bu ihalede yüzde 600 artış görüldü. İhale kanununa göre devletin belirlediği yaklaşık fiyatın üzerine çıkmış olundu. Bu ihaleye iki firma katıldı ve diğer firma nedense itiraz etmeyip, yüksek maliyeti normal karşıladı. Hakkımızda yalan, yanlış ve iftira içerikli haber yapanlar bu detayları neden görmezden geldiler? ZTB Limited Şirketi ihaleyi 17.00 TL'den alınca "usulsüz" diye haber yapanlar, destek verdikleri firma 98.00 TL'den ihaleyi alınca neden sustular? Biz bu ihaleye katılmış olsaydık vereceğimiz fiyat 5 Milyon 500 bin TL olurdu. Bu ihalede kamunun 7 Milyon TL zarar oluşmuştur. Nakliye farkını da göz önünde bulundurmak gerekiyor çünkü biz bu ürünü Söke'den götüreceğimiz halde daha düşük fiyat verebiliyoruz. Kuşadası'nda faaliyetini sürdüren firmanın bu kadar yüksek fiyatla ihaleyi almış olması neden haber yapılmadı?” sorusunu sordu.
“BELEDİYELER VE KARAYOLLARI BİZİMLE İŞ YAPMAKTAN MEMNUNDUR”
2019 yılında Büyükşehir Belediyesi'nin açtığı mıcır ihalesini ZTB olarak tonunu 21.48 TL'den aldıklarını kaydeden Bagı, “2020'de ZTB olarak ihaleye katılmadık ve tonu 40.26 TL'den ihale edildi. 2018'de Kuşadası Belediyesi'nin mıcır ihalesine ZTB olarak katılmadık, kırım yüzde 3 oldu ve tonu 20.40 TL'den ihale edildi. Yine aynı şekilde 2019 yılında Kuşadası'nın mıcır ihalesine girmedik ve tonu 23.00 TL'den ihale edildi ancak 2020 yılına gelindiğinde Kuşadası Belediyesinin mıcır ihalesini ZTB olarak 18.70 TL'den aldık. ASKİ'nin 2020'de yaptığı ihaleye katılmadık ve 30.82 TL. fiyat verildi. 2021 yılında ihaleye biz katıldık ve tonunu 19.65 TL'den kazandık. Fiyat politikamızdan da anlaşılacağı üzere gerek Maray Madencilik Limited Şirketimizin gerekse ZTB İnşaat Limited Şirketimizin girdiği ihaleler Kamunun yararına olduğunu görülmektedir. Belediyeler ve Karayolları bizimle iş yapmaktan memnun çünkü fiyat politikamız Kamunun yararına” dedi.
“HER TÜRLÜ İFTİRAYI ATMAKTAN ÇEKİNMİYORLAR!”
“Tüm bu gerçekler ortadayken, bize saldıran gazete ve sorumluları işletmemizin katıldığı ihalelerde en uygun fiyatı veren olduğumuz gerçeğini haberlerinde görmezden gelmiştir” diyen Bagı, “Bir gazeteci, ASKİ'den elektrik çaldığımız yönünde bir paylaşım yaptı. ASKİ bizi yakalamış ve karşılığında da biz ASKİ'ye mıcır vermişiz. Bu nedenle yargılanıyormuşuz. Kesinlikle böyle bir olay yaşanmadı. Böyle bir suç nedeniyle yargılamanın olduğu yalandır. Bu kişi hakkında da şikayetçi olduk ve TCK'nın 125/1-125/2-125/4 maddelerine istinaden suç duyurusunda bulunduk. Nasıl bir yapıyla karşı karşıya olduğumuz ortada. Bir yerlerden talimatla hareket ederek her türlü iftirayı atmaktan çekinmiyorlar. Ergün Poyraz'ın Kuşadası Belediyesine bilgi edinme yasasına istinaden verdiği dilekçesinin evimizde, iş yerimizde çıktığı yönünde haberler yapıldı. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir. İftira, karalama ve itibarsızlaştırmaya yönelik bir haberdir” ifadelerini kullandı.
“77 GÜN HAKSIZ VE HUKUKSUZ ŞEKİLDE TUTUKLU KALDIK”
“Terör örgütü ile bağlantılı olduğumuz şeklinde suçlamada bulundular. Devletimizin istihbarat birimleri ve sorgulayan mercileri var. Terör örgütü ile uzaktan veya yakından, dolaylı veya direkt hiçbir bağımız yoktur” diyen Bagı, “Terör örgütü ile bağımız olsa kamu ihalelerine teklif veremeyiz ve kamu bizimle iş yapmaz. İftira atmakta sınır tanımayan bu basın mensupları yargı önünde hesap verecekler. Ergün Poyraz isimli kişinin saldırıya uğraması olayında hiçbir ilgimiz olmadığı halde gözaltına alındık, hakim karşısına çıktık ve tutuklandık. Tutukluluk sürecimizde çıkan haberlerde olay yerinde olduğumuz ve kardeşim ile birlikte darp ettiğimiz yönünde haberler yapıldı. Ergün Poyraz'ın eşi de dahil olmak üzere görgü tanığı komşuları eşkâl tespitinde, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin biz olmadığımızı söylemelerine rağmen tutuklandık. Duruşma gününde de örgütlü saldırılar devam etti. Yapılan haberlerle tahliyemizi engellemeye çalıştılar. Mahkeme heyeti görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda yani saldırıyı gerçekleştiren biz olmadığımızın görülmesi üzerine tutukluluk sürecimiz sonlandırıldı. 77 gün haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu kaldık. İçişleri Bakanlığının talimatıyla gözaltı süreci yaşandı. Gözaltı sürecinde 8 adet hak ihlali yapıldı. Evlerimizde ve iş yerlerimizde aramalar yapıldı ancak arama kararı yoktu. Aramalardan 3 saat sonra resmi yazı geldi. Buna rağmen aramalara izin verdik çünkü hiçbir şekilde ilgimiz olmayan bir olaydı. Elektronik cihazlarımız alınırken de hiçbir imaj (yedekleme) işlemi yapılmadı” bilgisini de paylaştı.
“İFTİRACI OLDUKLARI TESPİT EDİLMİŞTİR”
Ergün Poyraz’ın "Bana saldıranlar PKK'lıdır, bu saldırıyı azmettiren de Ömer Günel'dir” sözlerini hatırlatan Bagı açıklamasını şu ifadelerle bitirdi; “Bu açıklama sonrasında Belediye Başkanı Ömer Günel, suç duyurusunda bulunmuştu. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Başkan Ömer Günel haklı bulundu ve Ergün Poyraz hakkında yalan ve hakaret içerikli beyanlarına istinaden yargılama süreci başlatıldı. Bu da gösteriyor ki, Ergün Poyraz ile birlikte hareket eden kişiler hukuk karşısında hesap verecekler ve ceza alacaklar. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianameye göre; Ergün Poyraz'ın kişileri bir terör örgütü ile ilişkilendirmesi sebebiyle, Türk Ceza Kanunun 125/1, 125/3a ve 125/4 maddeleri kapsamında yargılanması talep edildi ve iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Başsavcılığın iddianamesinde anlaşılacağı üzere Ergün Poyraz ile birlikte hareket eden basın mensuplarının da iftiracı olduğu gerçeği bir kez daha tespit edilmiştir”












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir