“Kendimizi yeniden doğmuş gibi hissediyorum”
20 yaşındaki Fransız gelin Rebecca, yeni adıyla Yağmur, duygularını ifade ederek, “Kendimi çok hafiflemiş hissediyorum. Sevgilim ve ailesinin yaşantılarından çok etkilendim. Müslüman olduğum için çok mutluyum. Şu an çok duyguluyum. İnşallah bir yıl sonra düğün yapacağız. Şimdi nişanlıyız. Müslüman olmadan önce beyaz elbise aldım. Çünkü ben bugün kendimizi yeniden doğmuş gibi hissediyorum” dedi.
“Hayatım boyunca hep içimde bir şeyler eksikti”
Anne Sandrine, yeni adıyla Sevgi, hayatı boyunca Müslümanlığa ve Türkiye’ye ayrı bir hayranlığının olduğunu ifade ederek, “Hayatım boyunca hep içimde bir şeyler eksikti. Bugün sanki o boşluk doldu. Çok huzurluyum. Kızıma her zaman evleneceğin insan mutlaka hem Türk hem de Müslüman olsun diyordum. Damadımın Müslüman olmasıyla Türklere olan hayranlığım daha da arttı. Türk gelenek ve görenekleri beni her zaman çok etkiledi. Bunu Fatma hanım ve Hamza beyden daha yakın gördük. Çok mutluyum, duyguluyum. Vesile olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Yeniden doğmuş gibi oldular”
Diyanet işlerinin kendilerine verdiği yetkiyle Fransız anne ve kızının Müslümanlığa ilk adımı atmalarında yardımcı olan İmam Bilal Ekinci, zaman zaman duygusal anları yaşayarak yaptığı konuşmada, “Yeni Sinan Camimizde sizlerin de vesilesiyle bizim için bugün ayrı bir bayram oldu. Müslüman olan kardeşlerimize ömür boyu Cenab-ı Allah’tan huzur ve mutluluk diliyorum. Yeniden doğmuş gibi oldular. Diyanet İşleri Başkanlığımızın Kur’an-ı Kerim mealiyle, diyanet yayınlarıyla onlara hediye ettik. Ama onlar en güzel hediyeyi bize verdiler, Müslüman oldular. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bizlere verdiği yetkiyle bizler onların Müslümanlığa ilk adımlarını Kelime-i Şahadetle yerine getirdik. Yeni isimlerini de ezanı şerifle kendilerine verdik. Allah kabul eylesin” dedi.
“Kendimizi yeniden doğmuş gibi hissediyorum”
20 yaşındaki Fransız gelin Rebecca, yeni adıyla Yağmur, duygularını ifade ederek, “Kendimi çok hafiflemiş hissediyorum. Sevgilim ve ailesinin yaşantılarından çok etkilendim. Müslüman olduğum için çok mutluyum. Şu an çok duyguluyum. İnşallah bir yıl sonra düğün yapacağız. Şimdi nişanlıyız. Müslüman olmadan önce beyaz elbise aldım. Çünkü ben bugün kendimizi yeniden doğmuş gibi hissediyorum” dedi.
“Hayatım boyunca hep içimde bir şeyler eksikti”
Anne Sandrine, yeni adıyla Sevgi, hayatı boyunca Müslümanlığa ve Türkiye’ye ayrı bir hayranlığının olduğunu ifade ederek, “Hayatım boyunca hep içimde bir şeyler eksikti. Bugün sanki o boşluk doldu. Çok huzurluyum. Kızıma her zaman evleneceğin insan mutlaka hem Türk hem de Müslüman olsun diyordum. Damadımın Müslüman olmasıyla Türklere olan hayranlığım daha da arttı. Türk gelenek ve görenekleri beni her zaman çok etkiledi. Bunu Fatma hanım ve Hamza beyden daha yakın gördük. Çok mutluyum, duyguluyum. Vesile olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Yeniden doğmuş gibi oldular”
Diyanet işlerinin kendilerine verdiği yetkiyle Fransız anne ve kızının Müslümanlığa ilk adımı atmalarında yardımcı olan İmam Bilal Ekinci, zaman zaman duygusal anları yaşayarak yaptığı konuşmada, “Yeni Sinan Camimizde sizlerin de vesilesiyle bizim için bugün ayrı bir bayram oldu. Müslüman olan kardeşlerimize ömür boyu Cenab-ı Allah’tan huzur ve mutluluk diliyorum. Yeniden doğmuş gibi oldular. Diyanet İşleri Başkanlığımızın Kur’an-ı Kerim mealiyle, diyanet yayınlarıyla onlara hediye ettik. Ama onlar en güzel hediyeyi bize verdiler, Müslüman oldular. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bizlere verdiği yetkiyle bizler onların Müslümanlığa ilk adımlarını Kelime-i Şahadetle yerine getirdik. Yeni isimlerini de ezanı şerifle kendilerine verdik. Allah kabul eylesin” dedi.











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir