Bölgenin önemli tarım ürünlerinden olan künar ağaçlarını da ziyaret ettiklerini sözlerine ekleyen Sürücü; “Yürüyüşümüzün sonunda ekonomisi büyük ölçüde fıstık çamından elde edilen künara bağlı Kızılcabölük’e geldik. Yaklaşık 20 - 25 metre yükseklikteki ağaçlara tırmanarak, hiçbir güvenlik önlemi olmadan sadece tecrübelerine güvenerek dalların üzerinde bir cambaz çevikliğiyle kozakları yere düşüren yöre insanlarının çalışmalarını izledik. Bazen istenmeyen üzücü kazalar yaşasalar da kozakları yere düşürmenin başka bir yolu olmadığından künar elde etmek için, her türlü tehlikeye göğüs gerdiklerini öğrendik. Hem fabrikalarında hem de geleneksel usullerle künarın kozaktan nasıl elde edildiğini izledik. Yerel ekonomiye katkı yapmak için künarlardan satın aldık. Toplarken hayati riski ve çok zahmetli olması, kozaktan az künar çıkması nedeniyle fiyatı da hayli pahalı. Kilosu 700 liraya satılan künarın yetiştiği fıstık çamı ağaçları sadece ekonomik olarak değil, aynı zamanda brokoli görünümleriyle doğanın içinde harika bir peyzaj oluşturmaktadır. Hem yörenin ekonomisine hem de doğal peyzajına zarar verecek tek sorunun maden ocakları olduğunu yereldeki insanlar da biliyor. En büyük çekinceleri de bölgelerinde maden faaliyetlerinin başlaması. Etkinliğimizin sonunda Koçarlı’ya gelerek, 18. yüzyılda yapılan ve Türk barok mimarisinin öncüleri olan Cihanoğlu Kulesi ve camisinde, rehberimiz Ergül Kocamaz tarafından bilgi verildi. Karacasu, Bozdoğan, Yenipazar’dan sonra, Koçarlı’da da yaygın hale gelmeye başlayan meşhur pidelerinden tattık. Koçarlı’nın ünlü tahin helvalarından alarak, Kuşadası’na geri döndük” dedi.












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir