“AYDIN’DA MAĞDURİYET YAŞIYORUM”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bürokrasiye takılan yatırımların önünü açan bir politika izlediğini ve "Yatırımcılar benim karşıma bürokratik engellerle gelmesin" dediğini hatırlatan Serkan Göl, “Aydın’da ise sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna aykırı bir tutum izleniyor. Sesimi Bölge Milletvekillerimize, Aydın Valimize duyurmak istiyorum. Serkan Grup Turizm Yatırımları ve İşletmeciliği Limited Şirketi sahibi Serkan Göl olarak Aydın’da mağduriyet yaşıyorum. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından imzalanan bir sözleşmem var. Tarım ve Orman Bakanlığı Devletimizin Bakanlığıdır.
Devletimizi Aydın’da sayın Valimiz temsil ediyor ve bu durumda bu sözleşmenin bir tarafı Devletse, sayın Valimizin bu sözleşmeye sahip çıkmasını ve bizlere yardımcı olunmasını bekliyorum” diye konuştu.
“YASAKLAMAK, ZAYIFLIK GÖSTERGESİDİR”
Kanunsuz bir şey istemediğini vurgulayan Serkan Göl, “Yasaklamak en kolay şeydir ve bana göre zayıflık göstergesidir. Öngörülen faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak devlet sorumluluğu ve mutlak gücün gereğidir. Devletimiz güçlüdür ve her hususta gerekli önlemleri almaya muktedirdir. Ben kanunsuz bir şey istemiyorum. Türkiye’deki tüm Milli Parklarda Bakanlığımız tarafından yapılması öngörülmüş faaliyetleri ben de gerçekleştirmek istiyorum. Uludağ Milli Parkı, Marmaris Milli Parkı, Spildağı Milli Parkı, Tavşanburnu Tabiat Parkı, Yamanlar Tabiat Parkında olduğu gibi. Bu alanlarda alkol satışı izni var ve tüm gün faaliyet yapılıyor. Dünyadan da örnekler verebilirim. İspanya’da, Yunanistan’da, Amerika’da her milli parkta restoranlar ve bu tip tesisler var. Türk turizmini kaliteli ve yasaksız tesisler olmadan nasıl geliştireceğiz? Yasaklarla turizmin kalkınması mümkün mü? Bana imtiyaz tanınsın, demiyorum. İhale sözleşmesinde olmayan hiç bir şeyi istemiyorum. Sözleşmedeki hükümlerin uygulanmasını istiyorum” dedi.
“BAKANLIĞIN UYGUN GÖRDÜĞÜNÜ, YEREL YÖNETİCİLER UYGUN GÖRMÜYOR”
Kuşadası Kaymakamlığı’nın sözleşmesini yok saydığını iddia eden Serkan Göl, “Benim gibi yatırımcı iş insanları kime göre karar verip yatırım yapacağız? Bir tane Devletimiz var ve Bakanlığın uygun gördüğünü, yerel yöneticiler uygun görmüyor. İçkili işyeri açılış ruhsatımızı aldık. Bu belgeyle Tarım İlçe Müdürlüğüne başvurdum ve TAPDK belgesi aldım. Belgeyi imzalayan Kuşadası Kaymakamımı. 15 gün önce bu belgeyi verirlerken tüm evraklarım tamdı. Hiç bir engel yoktu ama ne olduysa 15 gün sonra ‘pardon yanlış oldu, tekrar gözden geçirilsin’ denilerek belgemi iptal etmek istiyorlar. Belgeyi iptal etmek için devletin kurumlarını kullanıyorlar. Belge iptali için kullanılan kurum İlçe Jandarma Komutanlığı. İlçe Jandarma Komutanlığı TAPDK belgesi alınmadan önce uygunluk raporu veren kurumdur. 15 gün önce uygunsa şimdi neden ‘tekrar gözden geçirilsin’ diye yazı yazıyorlar. Bu durum devlet ciddiyetine yakışıyor mu? Kaymakam beyin talimatı ile İlçe Jandarma Komutanlığı kendi görevlerini bıraktı, Tarım ve Orman Bakanlığının taraf olduğu sözleşmemdeki hükümleri bahane edip, aldığım belgenin tekrar değerlendirilmesi hakkında yazı yazıyor. Bu yazıya istinaden de Tarım İlçe Müdürlüğü verdiği belgeyi iptal ediyor. Bu da yetmiyor, 10 gün önce başvuru yaptığım, Turizm İşletme Belgemin önüne engel çıkartılıyor ve süreç durduruluyor. 15 gün önce verilen belgemi neden iptal etmek istiyorsunuz? Devletimin verdiği belgeye istinaden ben firmalarla 2,5 Milyonluk liralık sözleşme yaptım. Şimdi bunu kim ödeyecek? Mağduriyetimi kim giderecek?” diyerek isyan etti.
“KAPATIP GİDELİ Mİ?”
Kuşadası gibi turizmin gözbebeği bir ilçede uygulanan durumu anlamakta zorluk çektiğini belirten Göl, “İçki satışı ruhsatımızın iptal edilmesi demek, ‘işyerinizin kapısına kilit vurun’ demekle eşdeğer bir yaklaşımdır. Turistin gelmesi engellensin, istihdam engellensin, kamu geliri engellensin, yatırımcı küstürülsün. Bu şekilde bu işin sonu nereye varacak? Bunların oluşmasını bu ülkede kim ister? Yatırımcı iş insanı olarak önüme konulan her türlü zorluğa rağmen mücadelemi bırakmayacağım. Hem hukuk yoluyla hem de sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşana kadar mücadelemi sürdüreceğim. Bu ihaleye tüm birikimimi, ailemin geleceğini yatırdım ve haklarımın gasp edilmemesi için tüm gücümle çalışacağım. Sayın Valimiz Devleti temsil ediyor ve bu yüzden saygım sonsuz. Bu sözleşme Bakanlıkla imzalandı. Sonuçta Aydın'da Devleti temsil eden kurumlar bellidir. Bu sözleşme Devletle imzalandı. Bu şu demektir. Bu sözleşme buradaki Devlet kurumlarını da bağlar. Bu sebeple Sayın Valimin sözleşmemize sahip çıkmasını istiyorum. Bu işletmede 91 kişi çalışıyor ve biz bu sayıyı 150 kişiye çıkarmayı hedeflemiştik. Bu şartlarda işletmemizi 10 gün sonra kapatmak zorunda kalırım. Çay, kahve, ayran satarak 16 Milyon lira yatırım nasıl çıkacak? Yerli ve yabancı turist bira içmek istiyor. ‘Bira satışımız yasak’ mı diyeceğiz?” dedi.












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir